20'li yaşların öte büyük geldiği zamanlar vardı bana. Hatta 19'dan sonrasında artık hayatın biteceğini falan sanırdım. Sanırım milattan önce gibi bir zamandı. Tamam, henüz 70 yaşına gelmedim ama otuzuma çok yakınım ve yaşım da bir türlü geri gitmiyor. Neyse ki şu, bugüne kadar beni kapıda kimlik gösterme zorunluluğunda bırakan 8 yaş görünümlü suratım var. Yıllardır yaş sınırı olan yerlerde sinirimi bozsa da artık işe yaramaya başlayabilir diye umuyorum. En azından yıllardır beni teselli için söylenmiş sözler bu yönde oldu.
Neyse, sonuçta ben hali hazırda hala yirmilerdeyim. 10'lar değil belki ama 20'ler, o da iyidir. Aslında içine girdikten sonra 10'lardan daha iyi olduğunu farkettiğim de bir gerçek. Darısı otuzların başına...

Birkaç gün önce çok yakın bir arkadaşım girdi 30'una. Dün akşam da ufak bir kutlama yaptık. Görünürde herşey aynıydı ama psikolojik olarak çökmüş olabileceğini, gözlerinin altında kırışıklıkların oluşmaya başlamasına hazırlıklı olmasını, artık daha olgun ve yorgun hissedebileceğini söyleyerek bunların normal olduğunu belirttik, üzülme dedik. Tabi bunları toplu olarak duyunca biraz şaşırdı, 'benim dünkü yaşımdan bir farkım yok' serzenişlerine başladı. Kabul etmek zor tabi, ne de olsa yeni bir çağ onun için... Bir yandan da yıllardır yaşıtım olan arkadaşımla, kritik yaşlarda kendi yaşımızı aşağı yuvarlayıp onunkini yukarı yuvarlayışlarımızı bu sene bırakarak, kendimizi 29 onu 30 göstermemiz de hoşuna gitmedi. Biz de üzülmesin diye ona bir hediye verdik. Eskiden doğumgünü için verirdik, bu sene morali düzelsin diye verdik. Sonra da her fırsatta 'naber otuuuuuuzzz' diye hatrını sorduk ki yaşını benimsesin, otuzlarını yadırgamasın. Tatlısına üç adet mum koyup her birine onar yaş yüklemeyi de unutmadık tabi. Gözlerini kocaman açarak bir mumlara bir bize baktı, belli ki çok hoşuna gitti. Sonra da hepsini tek seferde üfledi, nefesi üçüne de yetti. Yirmilerden gelen bir güç var hala, belli. Dileğini söylemedi, belki biz de otuzlara gelince söyler, onun gibi olgunlaşınca...
Özetle, keyifli bir kutlamaydı. Yirmileri bırakmak istemese de otuzlara da alışacağını tahmin ediyorum. Eh onlara alışsın ki, daha bunun kırkı var, ellisi var, altmışı, yetmişi var. Ama biz şimdi o kadar ileri gitmeyelim. Bunu bir sindirelim, sonra diğerlerini düşünürüz.
Keyifli otuzlar Çil'im. Yirmilerinde içinde kalan herşeyi yapabilesin inşallah :) Ellerinden... Ay, yanaklarından öperim :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder