20 Mart 2012 Salı

Sıradan hayatlar, sıradışı hayaller

Gerçeklerle hayaller zıt iki karakter oluyor bazen. Hayat doğuya gidiyor, hayaller batıya. Ortada durup ikisini seyretmeyi seviyorum. Hangisinin peşinden gitsem diye düşünüyorum, genelde hayat galip geliyor tabi. Batıya hep bir özenti var ama, hayat da doğuda, terk edemeyecek kadar seviyorum orayı. Bu kadar sıradışı kaçmasa hayallerim, onların da peşinden gidesim çok. Hal böyleyken ben de sıradan hayatımın içine serpiştiriyorum birkaç tutam hayallerimden. O kadarı bile renklendiriyor hayatı. Çikolata gibi, mutluluk veriyor kısa süreli anlar için.

Ben yine de şanslı olanlardanım. Ölmemiş hayallerim, capcanlı, dopdolu bir hayal dünyam olduğu için kendimle gurur duyuyorum. Hiç ulaşamayıp onlardan vazgeçmek yerine onları şekillendirmeyi, onlara yaklaşmayı öğrendim. Ben, hayallerimle bir bütün olabilmeyi öğrendim.

Aşk tesadüfleri sever filminde baba rolündeki Altan Erkekli oğluna hastalığından dolayı farklı bir hayatı sürdüremeyeceğini kastederek, "senin çerçeven bu, bunun dışına çıkamazsın" diyordu. Oğluysa bunu kabul etmedi. Hayalinin orjinal haline ulaşamadıysa da biraz törpüledi, biraz cilaladı ve eskiyi andıran, ama daha anlamlı bir hedef yarattı kendine. Onun peşinden koştu, ve maratonunu kazandı.

Hayaller güzeldir, onları kaybetmeyin.

Çerçevesiz hayatlar ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder