İçimdeki kurtlar beni yine yollara düşürdüğünde üç gün evvel, gecenin karanlığı, yolların kenarları, uyku tutmayan ben ve hayatımın komik evrelerinden gelen anılarım toplaştık, bir güzel sabahladık hep beraber. Sohbet sohbeti açtı derler ya, bende de anı anıyı kovaladı o gece. Balıklama atlamayı bir türlü öğrenemeyişimden, annemler seyahate gittiğinde arkalarından attıığım göbeklere kadar pek bir tadına doyulmaz kareler geçti gözümün önünden. İyisiyle kötüsüyle tabi, terazi tek bir tarafa çekmedi. Otobüs yolda gitti bir yerlere, ben de zamanda gittim baya bi... Zamanın çok hoş bir etkisi sardı sonra beni kıskıvrak. Tebessüm oldu, yayıldı bütün yüzüme.
Neymiş? Acısı da geçiyormuş yaşananların, coşkunluğu da. Geriye böyle arındırılmış bir şekilde tatlı hali kalıyormuş...
Ben bu gecelik de anılar dünyasındayım. Gerçek tarafa dönünce yine yazarım...
Himmm ben o saatlerde ne yapiyordum acaba diye dusundum:))...saniyorum gecen senenin coskusuyla birinci belli ikinci kim basligiyla sarki yarismasina katilmistim ve sondan birinciligin galibiyetini yasarken, neydim deil ne oldum duygusunu hissettim taa iclerimde:))... Hic bisey birbirini tutmuyor.. Yasadiklarimiz bazen dejavu gibi gorulse de her ani farkli oysaki.. Zaman nasil geciyor, anilar daha eskimeden yerini baska bir ani kapliyor bilinmiyor.. Ama tek degismeyen gercek var ki; o da aci da, tatli da yasanmisligiyla kalip farkli tadlari olsada yillar sonra ayni tadi veriyor... Yuzunde gulumseten, almak isteyene de ders veren olgun bir tad...
YanıtlaSilÇömez anıların olgunlaştığı bir gerçek... Kaç tanesinden ders alıp tekrarlamayacağımızsa nisan ayının sorusu olsun :)
Sil